Tarih 25 Ağustos 2008, 07:32. Yazan RENGİN.
Etiket:
her şey burda gizli
Ayrılık Saatleri
Ayrılık saatlerinde perişan
Öpüşmelerde uzattığımız alabildiğine
Yaşlı gözlerden kalbin derinliğine
Bakışlarındı bir ışık halinde uzanan
Tapardım o saatlerde güzelliğine
Sevgide, mest olmuş, özlemli, hayran
Bütün yüreğinle iste o zaman
Bir daha inanırdım sevildiğine
Son köseyi dönmek istemezdi ayakların
O an bir hüzün çemberiyle sarılırdı
Saçların, gözlerin, dudakların
Büyürdü gitgide gölgesi uzakların
İçimde bir tel kopar bir ayna kırılırdı
Ve bana bir ölüm gibi sessizliğin kalırdı.
Ümit Yasar Oğuzcan (Acılar Denizi)
Tarih 25 Ağustos 2008, 07:29. Yazan RENGİN.
Etiket:
ali hakan düzzz
Ankara'dan Bi Adam
Yüreğime söz geçiremiyordum, gözlerim kanlı bıçaklıyken bedenimle.. bi
mermiydi ateşi aşkın dün gece sökülürken gençliğim.. Oysa farkında bile
değildim, kaybedişlere bir yenisiyle eklendiğimin.. Uyandığımda tektim
sabahımda o yoktu ..ve sızarken kan oluk oluk içime, bir can/bir can daha
yanıyordu..
Tuzluydu tanecikler kanıma karışırken gece, bir alo'sunda
gülümsüyordum; o ise hep, hep ağlıyordu..
Sonra ben ağlıyordum, şiirlerim ağlıyordu, bilmem kaç zaman daha
ağlarlardı bilmiyordum..
Kaç zaman daha aramazken bu kaybedişleri
ve ne kadar daha taşıyacaktım artık
bu yorgun bu yaralı bedeni.. Bir yumruktu aşkım ellerimde taşıyordum;
dün bana küsmüşken talih, bugün zor diyordum. Sevda bir kurşundu
adresini henüz bilmiyordum ve bir mermiydi sıkılan maviye ve bir tek
mermiyle devrilirken bu adam;
kan içinde savrulurken bedeni
ve hiç birşeyden habersiz
ve hiçbirşey kadar kederli
ve usulca ve sesizce verirken son nefesini..
"..g ü l ü m s ü y o r d u..."
ve şimdi bugün akşam üzeri;
son yolculuğunda "Ankara'dan bi adamın sevenleri"
ve bi de şairin ölümsüz dizeleri
birlikte " a ğ l ı y o r d u.."
bir kalp bir kalbe yenilmişti oysa
o bedende artık o kalp yoktu şimdi..
Tarih 25 Ağustos 2008, 07:27. Yazan RENGİN.
Etiket:
ali hakan düzzzz
BİZE KALAN GÜLÜMSEMELER
."..ve bir şiir gibiydi her şey hiç akşam olmuyordu.."
Bize kalan gülümsemeler ve şiirler olmasaydı
çok yalnız kalacağımı hep düşünürdüm..
ve ne güzeldir ki; Edebiyat ile ilgili dostlarım
hep çok özel insanlar olmuştur..
Edebiyat'ın, bir okyanus olduğunu anladığım zamandı ki;
kendimce de bir damla olduğumu farketmem ise hiç de güç olmamıştı..
...ve Edebiyat okyanusunda benimde "bir damla-ihtimal" olma
riskim ise,
beni en çok sevindiren tarafım olmuştu..
Bir damla-ihtimal'se doyasıya sevmek olurdu adı olsa -olsa,
ve hayatı nedensiz yaşamadan,
ve sonbahar'ın sıcak müjdecisi olurdum belki de bir Ekim ayı ortasında
sessizce güne karışan..
Ve bu sihirin bozulmaması umuduyla bu düşsel gerçekliğin
bir uzantısı olur, savaşırdım gölgesinde yalnızlıkların..
şu bizi koşulsuz güzelliklere taşıyan dostluk çemberinde
koşulsuz kalır, hiç ama hiç ayrılmazdım/ayrılmadım da..
-Hayat bazen güzelse ve acıları çıkardığımızda bize kalan
gülümsemelerimizse.. diye
söyleyip avunduğum zamanlar vardı yaşadığım..
oysa..
..."kimi kez acılar hep kanatmamışmıydı bizleri" ve her şeye
inat hayata inat;
tutunacak bir yürek aramamış mıydık bazen; ve ne kadar zordu ki;
hayata yeniden
gülümseyebilmek/tutunabilmek.. ve çoğu kez hayal kırıklıkları
ile başlamadı mı
dost yalnızlıklarımız..
ve en güzel zamanlarımızın
birer resmini çekip yüreğe kazımadık mı bazen.. ya da çıkarmadıkmı
bizi
derinden sarsan olayları yüreğimizden..
ya da en azından denemedik mi çoğu kereler..
imkansızlıklarını da bilerek..
..kolayda olmadı unutmak ve unutamadıkta değil mi..
ve çoğu kez en zor zamanlarımızda aslında
ne kadarda büyüdüğümüzün farkına varmadan geçtiğinde hayat..
ve bi şekilde yaşamadık mı bir döngü gibi gerçeği..
ve hep sormadık mı..
güzel ve mutlu günlerin çok mu gerilerde kaldığını
her defasında
binlerce kez sorgulayıp, kanatmadıkmı acılarımızı defalarca..
Ve bazen sözde özgürlükleri de bi şekilde arayıp,
kazanmanın bazen kaybetmekten çok daha iyi olduğunu
düşünmedik mi..
haksız yenilgilerde sesimizi duyuramadığımız zamanlarda,
bölünmedik mi..
ya yüreğimiz, binbir parça ve kan revan içinde kalmadı mı..
Ve bir gün; aynı paydada buluşmak; belki bi şiirde veya bir yerlerde,
ve o denli
anlamlı değil miydi güzelliği, ve tarifsiz sevinci..
ve yalnızlıkların bazen en güzel dostta olabilme ihtimalini görmedik mi..
ve oturduğunda zamanla taşların yerli-yerine;
Hiç korkmadan gönül muhasebesi yapabilmedik mi her insan gibi..
ve sevgiyi koşulsuz taşımadık mı ihtiyacı olanlarla paylaşmayı bilerek..
ve aşkı bulmadık mı her defasında aynı hatalarla defalarca kaybedip...
Tarih 24 Ağustos 2008, 13:48. Yazan RENGİN.
Etiket:
ali hakan düz
Rüyadan uyanmak gerçekleri görmek ne acı
Ellere gidiyorsun engel olamıyorum
Şimşekler çakıyor ağlayan gök hani yağmurlar
İçin için yansa da yüreğim, elim kolum bağlı
Dostluğumuz sevgimiz, nihayet aşkımız diyorum
Eskisi gibi olmasa da yine beni özler misin?
Tutki yaşanmadı, tutki bitmedi
Uzaklarda değildim hep yanındaydım senin
Gerçekleri yaşarken belki aptalca dürüstlük ettim
Bir başkası değildin seviyorsak dedim
Az çok sabır dedim beklemeden gidiyorsun
Çevrene boyun mu eğdin! Oysa sen
Issız bir ada gibi kaybolup gideceksin
Tutki yaşanmadı, tutki bitmedi
Izdırapsız gün olmaz mı! Hayat bu yaşanmalı
Razı değilim ama; bensiz mutluysan gitmelisin...
Herşey senin doğum gününde doğdu
Ve benim doğum günümde sona erdi..
Bir güne değil bir ömre sığdırmak varken
Beklemek zordu ya, vazgeçmek çok mu kolaydı...
Tarih 24 Ağustos 2008, 13:47. Yazan RENGİN.
Beni Tanıdığında
Beni tanıdığında
Acıların baharındaydım
O yüzden tadım acıdır benim..
Beni tanıdığında
Dağınıktı belleğim
Firardaydı düşüncelerim
Ve en büyük ibadetti belki de
Gittiğini unutup, yolunu beklerdim
O yüzden kederim büyüktür benim..
Beni tanıdığında
Gözlerim gözlerine nasıl değmişti
Yalancı bi baharmıydı beklediğim
İmkansızlığını bile bile
Belki de bu son seferdi
Son aşkım olduğunu nereden bilebilirdim
O yüzden yüreğim buruktur benim..
Bakma sen benim durgun olduğuma bebeğim
Beni tanıdığında
Ben ben değildim
Ve sadece yıkık duvarları olan ben
Bembeyaz düşleri maviye çalınan
Bir mevsimdim sadece; yaşadığım..
Evet, sen beni tanıdığında
Acıların baharındaydım
O yüzden tadım acıdır benim...
ALİ HAKAN GÜNDÜZZZ
Tarih 24 Ağustos 2008, 13:46. Yazan RENGİN.
Siyah & Beyaz
Ankara siyah
beyaz...
kale yalnız
gün batımları öksüz
yollar ağlıyor şimdi
nedenli-nedensiz
yağmur yağmasa keşke
keşke hiç ağlamasa bulutlar
ayak izlerimiz
hep orada duruyor
siyah beyaz...
ve şimdi sen
muhtemelen
çayını yudumluyorsun
resimde ben
yalnız ben
ve yorgun ve düşünceli
ve resim bile
siyah beyaz....
Tarih 24 Ağustos 2008, 13:42. Yazan RENGİN.
SON SEVGİYDİN
Kirpiklerimde dağlanan son sevgiydin ölmeden önce gözlerimde…
Kalemimden akan mürekkebim, yüreğimin kapısının bir çift bağcığı gözlerindi, görmediğin…
Kördüğümdüm oysa saçlarında, parmaklarında yaşam bulan kaydırağımdı bütün çocukluğum…
Öldürdüğün bir tutam papatyaydı avuçlarında, soldurduğun sevinçlerimdi, söndürdüğün dizlerimin feriydi, gökyüzüne bıraktığın balonlarım çocukluğumdu.
Sevgiydin, yüceydin ve önemliydin bu yollara düşüp dizlerimi kanatmadan önce…
Yakan topum, çelik çomağım, uçurtmam en renkli bilyelerimdin…
Bir sinema perdesinden kayan Belgin Doruk yine bir sineme filminde “Al Yazmalım Türkan Şoray” ve müzik öğretmeninin aşkı Filiz Akın oluyordun benim Cilalı İbo olduğumda. Çoğu kez Sami Hazinsestim “Derdimi kimlere desem, başımı alıp nere gitsem, bu aşk beni öldürecek, candan mı yardan mı geçsem…” Derken hazin sonuna Sami Hazinses’in, aslında Vizontele Tuba’nın el sallayan köyün delisi oluyordum her uğurladığımda seni ve her otobüsün arkasından baktığımda biraz daha deliriyordum.
Yüreğimde yanan son aşktın sen, çocukluğumu öldürmeden önce…
“Güler geçerim sardunyalarından,
Ağlar sinerim rüyalarından,
Bakışlarından utanır söyleyemem
Saklanır gizlenirim, usul adımlarından
Ve bir gün susar giderim hayatından...”
Murat İNCE
Tarih 21 Ağustos 2008, 09:13. Yazan RENGİN.
Etiket:
http:www.melankolik.org20080209bilinmeyen-renklere-dogru#more-201
yine sensizliğin günü,günaydın sevgili…adını hatırlamıyorum,neden sensiz güne başladığımı da…sadece ’sen”i hatırlıyorum…
sana sevgili dediğimi birde.
gözlerimi açmadan daha,yataktaki sıcaklığını arıyor bedenim,yokluğunu farkedene kadar…
kim olduğunu bilmeden üzerini örtüyorum,yokluğun üşümesin diye…hep aynı masada yapıyoruz kahvaltıyı,’’sen” hep aynı bardakta içiyorsun çayını,bana anlatacak hep yeni bişeylerin oluyor,ben sadece sana bakıyorum,hiç doymadan…
yemek yemiyorum diye kendi ellerinle uzatıyorsun,hayır demiyeceğimi bilerek,’sen’i hatırlamıyorum ama tadı var dimağımda…
kahvaltıdan sonra bazen evdeyiz,bazen sokaklarda…
hiçbişey yapmasakta,ara sokakları seninle adımlamak,olur olmadık hareketlerine gülmek,bazen kızmak…
kızınca yüz ifademi görmek için,benimle uğraşmaların,,,
seni hatırlamıyorum sevgili,ama ’sen’i adımlamak,’sen’i solumak,elini elimde hissetmek,çocuk gibi mutluluğunu görmek,bazen bir tebessümünde tekrar yaşadığımı hissetmek,seni yaşamak…
istasyonlar bizim durağımız,yolculuklar birbirimizi unuttuğumuz tek yer…bazen ’sen’i bırakıp gidiyorum uzağa,içimde,gözyaşlarımda getiriyorum ’sen’i de ama gözlerinde gitme hüzünleri parıldıyor,beni yolcu eden…
daha bir şehri soluklamadan,yine yanımda buluyorum ’sen’i,gelmişsin…biliyordum…her kentte ayrı ’sen’ çıkıyor karşıma,her istasyonda başka bir ’sen’ uyuyor dizlerimde…
adını unuttuğumuz otel odalarında buluyorum ’sen’i,beni bekliyorsun,benden önce…
gülümsüyorum…teşekkür ederim…pansiyonlarda doğuyor günışığı üzerimize,az daha uyusam senin yanında,az daha koklasam ’sen’i diye açıyorum gözlerimi,gitmişsin bir not bırakıp…
üzülmüyorum nedense,biliyorum ki dışardasın…
yine de bazen yalnızlığımı özlüyorum,kendi başıma uyumak istiyorum tanımadığım yerlerde,tek başıma keşfetmek istiyorum bir kentin sokaklarını…ama sana kal diyemem,desem de gelirsin peşimden,ben olmazsam ’sen’ de olamazsın bilirim…
bu kent…düş sokağı der ya hani ’seni tanımayan yok bu şehirde diye’ dedikleri gibi…seni tanımayan hiçkimse yok…
tüm acılarımı gömüp yüreğime yine ’seninle’ gideceğim bu kentten,bizi tanımayanların,’sen’i bilmeyenlerin kentlerine uğrayacağım her sonbahar…
ve her baharda yine geleceğim bu kente,seni bekleyeceğim… aynı gün,aynı saat,aynı meydan ve ’sen’ yine unutmamak için not alacaksın,’o’ gelecek diye…’sen’i yeniden bulmaK, ’sen’i yeniden yaşamak olacak baharlarım…
birlikte bekleyeceğiz senin gelmeni,otobüsün camından seninle hatırlayacağız gezdiğimiz sokakları…ve ’sen’ gelmediğinde biz yine birlikte döneceğiz hiçbiryerimize…
ve bilinmeyen renklere gideceğimiz ölüm günümüzde,yine sen olacaksın başucumda,beni bırakma diye yalvarışını duysam da,’sen’i götüremem…biliyroum ki bilinmyen renklerde,cennetein gül bahçelerinde bekleyeceksin yine beni…
Tanrı’dan bizim için o deniz kıyısında ki ahşap evi isteyeceksin…kendi ellerinle yontacaksın 2 ahşap tabureyi bizim için…beni beklediğini biliyorum,senin için giydim beyaz elbisemi,saçlarım hala gece kadar siyah…
unutmamışsın sevgili…
teşekkür ederim,yine benden önce gelmişsin…
Tarih 21 Ağustos 2008, 09:09. Yazan RENGİN.
Etiket:
http:www.melankolik.org20080502hep-ertelenen-bir-an-hic-yasanmamaya-mahkumdur#more-202
Hep ertelenen bir an hiç yaşanmamaya mahkumdur.
Düşlerin bekleyişini yalnızca bir hüsran karşılayacaktır.
Mevsimleri sayarsak ömür baharsız tükenir gider.
Sevdiğimizi bulmak yada bulduğumuzu sevmek tercihi,
en zor olan iki seçenektir bu sınavda.
Boşuna akan ırmaklar mı var yüreğimizde.
Sebepsiz mi coşkun bir denizde maviye hasretliğimiz?
Ufukta görünen o ki mutluluk tek kişiliktir aslında.
Karşımızdakinin çabasına ihtiyacı yoktur mutluluğun.
Aşkında sevdiğin kadar büyüktür.
Sevdiğin sürece meydan okur dünyaya.
Hasretle beklenen gelmez hiçbir zaman, bu hasreti yalnız tüketirsin.
Karşılık bulmuyorsa sevda,umut değil,kendini hükümdar sanan köleler üretir dönemezsin.
Ama boşa geçmemiştir dolan vakit.
Heba olan şiirlerin de değildir.
Türkülerin diliyle yas tuttuğun geceler,sırdaşlığını hiç terk etmez.
Kıymetini bilmediğin kır çiçekleri yeniden açar,o gül solarken.
Ayrılanlar yıllar geçse de üstünden hep aynı acıyı çeker.
Ama yollar hiç bitmez.
Sonuna geldiğini zannettiğin yerler birer duraktır aslında.
Ve sen yolculuğunu gönüllü bitirmişsindir o durakta.
Güneş hep geç kalırmış gibi gelir,sen bir baharda mevsimler başka havada.
Gerçeklerle düşler yerini kaybeder.
Bir tek o kalır yüreğinden hiç gitmeyen.
Aynı bakışlı resmine saatlerce dalışın kalır,sevdanın tutsaklığında acılarını dindirmeyen…
Şöyle dimdik durup rüzgara karşı ”EY HAYAT SEN ŞAVKLI SULARDA BİR DOLUNAYSIN,ASLINDA YOKUM BEN BU OYUNDA,ÖMRÜM BENİ YOK SAYSIN.”diyerek çekip gitmek gelir aklına.
Bedeninizin parçalanması hiç umurunda değildir ama sevdiği uğruna ölenlerden olmak istemezsin.
Çünkü yalnız yaşarken bir ihtimal daha vardır.
Belki ölüme değil ama onun hayatına geç kalmışsındır.
Uzaktır,öyle kalacaktır belki.
Hep bir umutla beklenirken sevda habercisi,yüreğini teselli etmek de sana düşer.
Her şeye rağmen korkutmasın seni bu sevdanın ateşi.
Her yangın önce başladığı yeri yakar.
Sana küçük kendime büyük gelen yüreğimde,yıllar geçse de
SENİN ADIN YAZAR.
Ve bil ki sevdiğim,uslanmaz ruhum yaşadıkça
SENİ SEVER, SENİ SEVDİKÇE YAŞAR…
Tarih 21 Ağustos 2008, 09:04. Yazan RENGİN.
Etiket:
http:www.melankolik.org20070220cocugum-uzulme-erhan-guleryuz
Dur vakit geçsin biraz,
Otur acını anlatan bir şiir yaz.
Kıs gözlerini, bakma ihanete,
Bu mevsim soğuksa bir sonrası yaz.
Çocuğum üzülme tüm bunlar geçer,
Geçer bu kahırdan günler.
Çocuğum aslında birazcık yalan,
Aşk için söylenen sözler.
Bir sabah uyanırsın farklı olur tüm dünya.
Bir insan suretinde tanıdık biz sevdayı.
Aşk tanrının armağanı geri çevrilmez,
Bu acı hep asildir kolay kolay silinmez.
Şarkılar biten aşkların cenaze törenleridir,
Bir şarkı söyle, göm gitsin.
Göm gitsin yalanları,
Göm gitsin yalnızlığı,
Göm gitsin acıları.
Sonrada otur yüreğin yeşerene kadar ağla.
Bırak başka bir yerde büyüsün o bebek,
Belki böylesi daha iyi…